Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Mal Paylaşım Davası

edinilmiş mallara katılma rejimi, mal rejimi tasfiyesi, mal paylaşım davası.

MAL REJİMİ NEDİR?

Mal rejimi evliliğin ekonomik yönünü, daha açık bir anlatımla evlilik boyunca eşlerin edindikleri malvarlıklarının yönetimi, tasarrufu, paylaşımı gibi eşlerin bu malvarlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini ifade eder. Eşler arasındaki mal rejimi Türk Medeni Kanunu’nun 202. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Mal Rejimi Türleri: Yasal Mal Rejimi-Sözleşmesel Mal Rejimi Ayrımı ve Olağanüstü Mal Rejimi

Mal rejimi türleri kanunda sayılmıştır. Eşler bu mal rejimlerinden herhangi birinin uygulanmasını, evlenme başvurusu sırasında bildirerek veya noter huzurunda düzenleme/onaylama şeklinde sözleşme yaparak kararlaştırabilirler. Buna sözleşmesel mal rejimi denir. Eğer böyle bir kararlaştırma yapmamışlarsa kanunun öngördüğü yasal mal rejimi olan “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır. Diğer bir deyişle, edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması eşler arasında aksine bir anlaşma yapılmamışsa asıldır. Kanunda sayılmış olan edinilmiş mallara katılma rejimi ve diğer mal rejimleri şu şekildedir:

  1. Edinilmiş mallara katılma rejimi
  2. Mal ayrılığı rejimi
  3. Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi
  4. Mal ortaklığı rejimi

Taraflar kanunun sayma yoluyla öngördüğü yukarıdaki mal rejimlerinden herhangi birinin uygulanmasını kararlaştırmamışlar ise kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin kabul edildiği varsayılır ve kendiliğinden bu rejim geçerli olur. Fakat bu durumda bile eşlerin karşı karşıya kalabilecekleri, önceden öngöremedikleri bazı olumsuzluk meydana gelebilir. Bu olumsuzluklar karşısında kanun koyucu haklı bir sebebin varlığı halinde eşlerden her birine, yasal mal rejiminin uygulanmamasını, yani mevcut mal rejimini mal ayrılığına dönüştürülmesini isteme hakkı tanımıştır. Bu tarz mal rejimi değişikliğine olağanüstü mal rejimi denilmektedir. Kanunda olağanüstü mal rejiminin uygulanmasını haklı kılan haller şöyle örneklendirilmiştir:

  1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması.
  2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması.
  3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,
  4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,
  5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden olması.

Yukarıda kanunun örnek olarak saymış olduğu haller gibi haklı sebeplerin varlığı durumunda eşlerden biri hakimden mevcut mal rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüştürülmesini isteyebilir.

YASAL MAL REJİMİ OLARAK EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ

1 Ocak 2002 tarihinden önce yürürlükte bulunan eski Türk Medeni Kanunu’nda yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimini kabul edilmekteydi. Fakat 4721 sayılı, 1 Ocak 2002 tarihli yeni Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Dolayısıyla 1 Ocak 2002 yürürlük tarihinden sonra meydana gelen evlenmelerde edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak uygulanmaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin kanuni düzenlemeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 218. vd. maddelerinde yer almaktadır.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tanımı ve Kapsamı:

Edinilmiş mallara katılma rejimi edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.”(TMK m. 218) Söz konusu kanun maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında kanun, hem eşlerin bu rejimin uygulanması süresince karşılığını vererek edindikleri mallara hem de her bir eşin kişisel mallarına ilişkin düzenlemeler getirmiştir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı ve Ayrımın Hukuki Sonuçları ile Yönetim, Yararlanma ve Tasarruf

Kanun koyucu hangi malların edinilmiş mallar hangi malların kişisel mallar olduğunu kanunda sayma yoluyla belirtmiştir. İlgili kanun maddesi uyarınca:

“Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  1. Çalışmasının karşılığı olan edimler
  2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler
  3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
  4. Kişisel mallarının gelirleri
  5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler”

“Aşağıda sayılanlar kanun gereğince kişisel mallardır

  1. Eşlerden yalnız birinin kişisel kullanımına yarayan eşya
  2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri
  3. Manevi tazminat alacakları
  4. Kişisel mallar yerine geçen değerler”

Bu ayrımın bir sonucu olarak; Eşler edinilmiş mallara katılma rejimi uygulandığı sürece karşılığını vererek kazandıkları malvarlıklarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahip olur. Yani edinilmiş mallar üzerindeki hakları eşittir. Buradaki temel şart bu rejimin uygulandığı süre boyunca edinilen(kazanılan) malların bir emeğin karşılığı olmasıdır. Nitekim eşlerden birine miras yoluyla intikal eden malvarlığı bir emeğin karşılığı olmadığından eşin kişisel malvarlığıdır ve diğer eşe bu malvarlığı üzerinde mülkiyet hakkından doğan yönetme, yararlanma ve tasarrufta bulunma haklarını tanımamaktadır. Diğer bir ifadeyle; edinilmiş mallar eşlere mülkiyet hakkının tanıdığı imkanları kullanma bakımından eşit haklar tanımaktayken, bir eşin kişisel malvarlığı üzerinde diğer eşe bu imkanları kullanma hakkı tanımamaktadır. Her eş kendi kişisel malvarlığı üzerinde bu hakka sahiptir.

Edinilmiş Malın Sözleşmeyle Kişisel Mal Yapılması

Öte yandan taraflar kendi aralarında, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mal olarak kabul edilen malların  mal rejimi sözleşmesi yaparak kişisel mal sayılmasını kararlaştırabilirler. Bunun yanı sıra yine mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.(TMK md. 221)

Edinilmiş Mal Karinesi

Eşlerin bütün malvarlıkları aksi ispatlanıncaya kadar edinilmiş mal sayılır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı süreçte, bir malın eşlerden birine ait olup olmadığı hususunda ihtilaf söz konusu olursa, malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş bunu ispatla yükümlüdür. Aksi takdirde söz konusu mal edinilmiş mal olarak kabul edilir ve eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.

MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ VE TASFİYE

Mal Rejiminin Sona Erme Anı

Eşlerden birinin ölümüyle veya farklı bir mal rejiminin kabul edilmesiyle mal rejimi sona erer. Bunun yanı sıra mahkemece evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına karar verilirse mal rejimi dava tarihinden itibaren sona ermiş sayılır.

Paylı Mülkiyete Tabi Malın Durumu

Tasfiye sırasında bir mal üzerinde ortaklık bulunursa veya maliki tespit edilemezse paylı mülkiyet gündeme gelir. Tasfiye esnasında paylı mülkiyete konu malın nasıl paylaştırılacağı TMK ile düzenlenmiştir. Buna göre: “Tasfiye sırasında, paylı mülkiyere konu bir mal varsa, eşlerden birisinin kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün yararının olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir.” Dolayısıyla hak sahibi olduğunu düşünen eş üstün bir yararı varsa, diğer eşin payını ödemek suretiyle malın tamamıyla kendisine verilmesini isteyebilir. Üstün yararın varlığının tespitinde hakim takdir yetkisini kullanır.

Edinilmiş Malların ve Kişisel Malların Ayrılması

Mal rejiminin sona ermesinden sonraki aşama tasfiye aşamasıdır. Tasfiye tarafların talebiyle yapılır. Önemle belirtmek gerekir ki tasfiye yapılırken ilk olarak kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır. Nitekim TMK m.228: “Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre yapılır.” denmektedir. Zira kişisel mallar tasfiyeye konu olmaz, ancak tarafların edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanırken karşılıklarını ödeyerek edindikleri ve kişisel mal olarak kararlaştırmadıkları mallar tasfiye konusu yapılır. Nitekim bu husus, TMK md.226’da “ Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.” denmek suretiyle de dikkate alınmıştır. Özetle; bu aşamada ilk olarak, eşlerden her birinin kişisel malları ve edinilmiş mallarının, mal rejiminin sona erdiği ana göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemeden sonra tarafların kişisel malları taraflara iade edilir.

Değer Artış Payı

Taraflar birbirlerinin mallarında karşılıksız olarak katkıda bulunmuşlar ve bu katkı sonucu malın değerinde bir artış meydana gelmişse katkıda bulunan eşe alacak hakkı doğar. Bu alacak hakkının miktarına, malın tasfiye esnasındaki değeri üzerinden artış oranı tespit edilerek ulaşılır. Aynı şekilde malda bir değer kaybı meydana gelmişse, bu değer kaybının miktarı katkının başlangıçtaki değeri esas alınarak belirlenir. Söz konusu mal önceden elden çıkarılmışsa hakim değer artış miktarını hakkaniyete göre belirler.

Söz konusu değer artış payının ödenmesine ilişkin hüküm emredici nitelikte olmayıp eşler yazılı bir sözleşmeyle değer artışından pay almaktan vazgeçebilirler.

Edinilmiş Mallarda Eşlerin Paylarının Hesaplanması

Edinilmiş Mallara Eklenecek Değerler

Edinilmiş mallara eklenecek değerlerin neler olduğu TMK madde 229’da düzenlenmiştir. Buna göre, edinilmiş mallara eklenecek değerler;

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
  2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
Kişisel Mallar ile Edinilmiş Mallar Arasında Denkleştirme

Edinilmiş mallarda denkleştirme, bir eşin kişisel mallarına ilişkin bir borcunu edinilmiş maldan karşılaması veya edinilmiş mala ilişkin bir borcun eşlerden birinin kişisel malından karşılanması durumunda yapılmış olan bu kazandırmanın karşılığı olarak, talep halinde gündeme gelir. Hangi kesime ait olduğu anlaşılmayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır.

Öte yandan bir mal kesiminden diğer mal kesimine edinme, korunma, iyileştirme gibi katkılarda bulunulmuşsa. katkı oranı ve malın tasfiye zamanındaki değeri dikkate alınarak veya mal önceden elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre belirlenerek denkleştirme yapılır.

Artık Değer

Eşler değer artış payı gözetilerek kişisel malvarlıklarını birbirlerine geri verdikten sonraki aşamada gerekiyorsa edinilmiş mallara kanunun öngördüğü değerler eklenir, denkleştirme yapılır. Yukarıda da açıkladığımız tüm bu aşamalardan sonra edinilmiş malların aktif ve pasifi belirlenerek artık değerin/değer kaybının hesaplanması gerekir. Artık değer TMK m. 231/1’de tanımlanmıştır. Bu tanıma göre: “Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.”

Eşler yapılan bu hesaplama neticesinde ulaşılan miktar üzerinden bir alacak hakkına sahip olurlar. Bu alacak hakkına katılma payıdır ve katılma payı artık değerin yarısıdır. Nitekim TMK m. 236/1 uyarınca; her eş veya mirasçıları; diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olmaktadır.” denilerek pay oranı belirlenmiştir. Ancak bu belirleme niteliğindeki kanun hükmü emredici nitelikte değildir. Dolayısıyla eğer eşler mal rejimi sözleşmesiyle oran kararlaştırmışlarsa katılma payı kararlaştırdıkları oran olacaktır. Ancak bu oran, eşlerin ortak olmayan çocuklarının saklı paylarını ihlal edemez.

Önemle belirtmek gerekir ki; TMK m. 236/2 gereğince hakim; zina veya hayata kast sebebiyle boşanma halinde, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete göre azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Katılma Alacağının ve Değer Artış Payının Ödenmesi

Tüm bu aşamalardan sonra ödemeye geçilir. Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Borçlu eş derhal ödeme kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa ödemenin ertelenmesini isteyebilir. Katılma alacağına ve değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürütülür. Tarafların bu hususta aksine anlaşmaları mümkündür.

Mal Rejiminin Tasfiyesi Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesi olup yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.